
Sonrakini soruyor bana.Beğenmediği sebeplerden bir kolye yapılabilir.
Renklerden anladığını daha once de düşünmemiştim.
“renk gibi düşün” diyorum “kırmızı ile yeşil birlikte olmaz”
Bana bakarken gözleri balon gibi şişiyor şu anda.
“Ama pekala bayrak olabiliyor” diyor. Ellerimin içi ıslakken filleri düşüniyorum . Peçetelerden çıkan büyük filler. Geçen 2 sn dikkatimi ve cesaretimi toplamam için yeterli.
“ Ortada aşkımızın ülkesi diye bişi yok. Hem ben sana bayrak dikmeyi de istemiyorum” gülümsedim bile...
Kolye kopuyor. Tahmin edilemez hareketler şenliği onun ki. “Kullanılmaktan” kapıyı açıyor. Birkez daha buna nasıl izin verdiğinden hayıflanıyor.
Zaten çok fazla ikinci el fikri vardı.
Halen şiddetle konuda saplanıp kalıyor. Düşünceleri,kurgusu anlattıklarında garip bir uyum var ancak beni etkilemiyor.
“dengesiz birisisin “ diyor. Günün tek doğru tespiti.
Bir anda aşağı doğru iplerden inerek salınan çinli akrobatlar hayal ediyorum. Gökten konfetiler yağıyor ve ona plaket veriyorlar.
Basit bir kural; tartışmada gülme. Sonra aklımdan geçen herşeyi bir anda toparlıyor ve anlatırken kahveleri ve altındaki tepsileri masanın üstünden fırlatarak ortaya seriyorum. En parla olanları bize uyanlar ve en renkli olanları ise alaksız mefruşat...
Renklerden anlamadığına halen bir şüphem yok maalesef.
“bu beraberliği beğenmiyorum” dan hemen sonra “galiba başka biri var” dedim.
Şimdi bu “galiba” da nerden çıktı.
“ Var mı Yok mu?” dediğinde başımı öne eğiyorum. Bu kasvet ve taklit dolu kasablanka sahnesinden sonra susuyor.
Kim olduğu nu öğrenmek için suskunluğuna ara verip, ısrar ederken sekreterim olan zeynep hanımı ağzımdan kaçırıyorum. O kadar da önemli diil,gerçek olmadığına ne kadar da sevindim.
Eski kurala atfedilir : gülmek size ayrı ,varoş,düzenbaz, daha da kötüsü alçak bi hava katar.
Duysa zeynep hanım derimi yüzer tuz basardı eminim. Telefonlarımı açmaz,gelenleride bağlamazdı,fax larıda almaz dı herhalde,çay getirmezdi,kahve yapmazdı, artık fal da baktıramazdım.
Sekreteriyle yatan yazısını kendi yazar...Hiç unutmam.
Mini etek ve uzun bacaklar şu an gözümün önünde. Benden önce gelen,oturdugundan göremediğim bu ayrıntı belkide fırtınayı önceden sezmiştir.
Peki bu şemsiyesi onu koruyacak mı?
Dikkatim ruh halimle kolayca dağılacak gibi; onun isteyeceği libidomun sıfırla boğuşması yetmez mi?
Ozaman bi fahişe gibi ilişmeli mi iyi sözlerle ayrılırken? Biraz acıma olmalı mı? Herkes mutlu günlerle mi elinde olanları kazandı? karşımdaki diil. Yoksa ilk erkek arkadaşıyla evlenir bir beş sağa bir beş sola doğurur ve basket takımlarıyla mutlu olurlardı.
Kanım beynime hücum ederken biliyorum. Sabırlı anlatımlarda zorlanıyorum. Yüzümün dizginlerini elime alırken doyasıya kırbaçlıyorum kaslarımı.
Ve şimdi o şemsiyeyi kapatma vakti. Hemen şimdi kapatmalı.
Bu global kahvecimizden evine gidiyoruz. Eteği bacakları ve ikisinin ortak kankası kalçası da beraber geliyorlar. Hayat böyle işte.

Komik bir oda dizaynı ,aynı elimdeki gibi.
Daha komik gelmesi için bir duman daha al.
Sessizce “ mucize gerekiyor bence bu ruzgar ve hortumdan o şemsiyeyle kurtulmak için “ ...
Kendi kendine konuşuyorsan bir duman daha al.
Bu klişe ego santrik her dalga geçişimle yuttuğum fırtınayı geğiriyorum. Bu benim için bir güç oyunu veya bu belli etmek için debeleniyorum.
Makinemizin yapabilecekleri aşk,ev işleri ve sex le sınırlı. Ayrıca işe gidebilir,sadık kalabilir ve sürprizler üretebilir. Üzülerek : mucizeler kesinlike servis dışıdır.
Gözlerimin içine bakıyor gene ağlamaklı,aslına bakarsa moralim dibe çöküyor ayaklarına beton bi kalıpla birlikte. Ancak mafyavari devam etmek gerekirse , artık yalandan kbirt çöpleriyle yapılan bu ev başımıza yıkılırken birileri son kahvaltı için bu yumurtaları kırmalı biris ellerini kirletmeli. Gel – Git lerin mmodası seçenekler artalı geçti. Facebook her alışkanlığı güncelleştirdi ve cep telefonu yalnız lar için artık hep bir yerlerimizde.
Söyleyeceklerinize inanmıyorsanız bir duman daha al.
Ayrıldıktan sonra geçecek berduş zamanlarınız için bir daha, her yağmurla canı acıyan biri olarak,bu pencereden yüzerek uzaklaşmak için bir tane daha. Havada ki cinsellikten başka soluyacak kalmayana , geri kalanları da yok edene ,hatta ; ertesi gün bunu yapmadığına pişman olasıya dek. Bütün hepsini düşününce, seni aradıgında cep telefonunu açmayacagını bilerek, açsanda içinin buzları cehennemde yanarak buharlaşıcağından bi tane daha, doğum günündeki attığı mesaja cevap veremediğinde ,gardrobunda hediyesini gördüğünde ve onu giyip her yeni bir yere gittiğinde ki ruh halini düşündüğünde birer duman al.
“ Kendimizden geçsek,onlarda insek” yumurtladı bu don juan.
Halen gözgöze gelişimiz en melodram dakikalar benim için. Sarıldıgında da ....
Biliyorum tanıdık olmayan bi yol geliyor ona. Yabancı bir otobüs için cüretlice bilet alışındaki planı bu diil di eminim.
İçi boş hayaller maskeliyor ve pazarlıyorsanız komik tir bu ahlak düşkünleri için.
Elimi tutanlar için hep bir tepkim oldu,ancak saymayı kestiğimden beri özel çabalarım kendisini zamana bırakıverdi.
Yüzerek uzaklaşmayı düşünürken evinden,şemsiyesi ilgimi çeken ve geceyi sürükleyen yegane objeydi.
Ve sadece ölü balıklar akıntıyla yüzerdi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder